Sayfalar

15 Ağustos 2013 Perşembe

Kahire Yonetimi Kinama Mesaji

Değerli Gönüllülerimiz ve Kamuoyu’na Duyurulur

İzmir Gençlik Diyaloğu Derneği Yönetim Kurulu olarak, Kahire Hükümeti’ni 13-14 Ağustos 2013 tarihinde, Adaviyye Meydanın’da ki barışçıl gösterilere uygulamış olduğu orantısız güç ve ardından Kolluk Kuvvetlerinin gerçekleştirdiği Katliamlar sebebiyle şiddetle kınıyoruz. Aynı zamanda Batı Dünyası başta olmak üzere Uluslararası Toplumun da birkaç ülke hariç olmak üzere, Kahire’de iki gün boyunca gerçekleşen Katliamlara da sessiz kalarak Demokrasi ve İnsan Hakları hususunda meşruiyet kaybına uğradığını belirtmek istiyoruz. 


Adaviyye Meydanında Demokrasi mücadelesi veren Mısır Halkına destek olabilmek için bilhassa Gençlik odaklı kuruluşlarının kendi ağlarında farklı dillerde yapılacak paylaşımlar yoluyla, Ulusal ve Uluslararası Kamuoyunun dikkatini Kahire’ye çekmeye yönelik çalışmalar yapmasını diliyoruz. 

Uluslararası Kurum ve Kuruluşların- Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Körfez Ülkeleri İşbirliği Konseyi, Afrika Birliği, NATO, Arap Birliği, İslam Ülkeleri İşbirliği Teşkilatı- Halkla İlişkiler Departmanlarına yönelik kınama mesajları gönderilmesine dair sizlere Çağrıda bulunuyoruz! 

Bugün Mısır’da gerçekleşenler ne yazık ki, 1960,1971 ve 1980 ve 1997’de Türkiye’de gerçekleşenlerle benzerdir. Bu acı tecrübeleri yaşayan bir ülkenin Gençleri olarak, Adaviyye Meydanı’nı Gençlerine Demokrasi Mücadelelerinde yalnız olmadıklarını, dualarımızla onların yanında olduğumuzu söylüyoruz. 


                                                                                                      İzmir Gençlik Diyaloğu Yönetim Kurulu


12 Temmuz 2013 Cuma

Gezi Parkı Değerlendirme Çalıştayı Sonuç Bildirgesi

Gezi Parkı Çalıştayı Sonucu Hazırlanacak Bildirinin Başlıkları
6 Temmuz 2013 Cumartesi günü İzmir Gençlik Diyaloğu Derneği kolaylaştırıcılığında düzenlenen ve 42 kişi,14 farklı Kurum Temsiliyeti ( Saadet Partisi, Barış ve Demokrasi Partisi, Küresel İklim Eylem Grubu, Karabağlar Gençlik Meclisi, Adalet ve Kalkınma Partisi, Afro-Avrasya Stratejik Araştırma Merkezi, IZSEM-İzmir Stratejik Sosyal Ekonomik Araştırma Merkezi, Genç Balkanlılar Derneği vb gibi)  Meclisi, Adalet ve Kalkınma Partisi, ISESAM gibi bir çok farklı grup katılım sağladı  ile gerçekleşen Gezi Parkı Çalıştayı sonucunda bir bildiriden öte, Eğilim noktaları oluşmuştur. Bunları sizlerle de paylaşmak istiyoruz. Öncelikle,



·    Her türlü şiddet pratiği, kaynağı biçemi ne olursa olsun hem Otorite hem Sivil Toplum hem de Bireyler tarafından kınanmalıdır. Hem Kolluk Kuvvetlerinin uyguladığı Orantısız Güç, hem de Eylemciler içerisine karışmış Provokatörlerin Şiddeti kabul edilemez.

·         Anayasa’nın 34.Maddesiyle düzenlenen ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde yerini bulan Toplantı, Yürüyüş, Gösteri düzenleme hakkının garanti altına alınması, bununla beraber İfade Özgürlüğü kapsamında Demokratikleşme Paketleri Meclis Gündemine getirilmelidir.

·         Kolluk Kuvvetlerinin Müfredatı 21.yüzyıl Şartlarına göre yenilenmelidir. Toplumsal olaylara dair Barışçıl çözümlerle, Kamu Güvenliğini sağlayabilecek tecrübeli kişiler sahada olmalı, Orantılı Güç Kullanımı yönünde Eğitimler sıklaştırılmalıdır. Aynı zamanda Kolluk Kuvvetlerine Psikolojik Destek verilmeli,

·         Demokratik hakların kullanılmasında Sandık Sistemi, yegâne Çözümdür. Sandık sonuçlarına her aktörün saygı duyması gerekmektedir. Aynı zamanda İktidarlar Çoğunlukçu değil Çoğulcu yaklaşım içerisinde bir tutum geliştirmelidir. Bu bağlamda Siyasi Partiler Kanunu gözden geçirilmeli, Temsiliyet oranlarını artması için ‘Seçim Barajı’ hususu kamuoyunca tartışılmaya açılmalıdır.

·         Demokratik Sistemin olmazsa olması Siyasi Partilerin, ülkenin manevi değerleri; Atatürk/Türkçülük/İslam veyahut tarihsel korkular-Darbe/Şeriat ikilemi üzerinden Politika geliştirip Toplumu kutuplaştırmak yerine, İhtiyaç temelli, sonuç odaklı Çözüm Pratiklerini gündeme taşıması gerekmektedir. Siyasi Partiler Ekolojik Gündem, Cinsiyet Eşitsizliği gibi güncel sorunları da ajandalarına eklemelidirler. Bunun yanısıra, Sivil Toplum Kuruluşlarının da Karar Alma Mekanizmalarına katılımı sağlanmalıdır. 

·         Toplumun farklı kesimleri arasındaki statik ve negatif ilişkiselliğin, aktif ve pozitif bir ilişkiye dönmesi için başta Sivil Toplum Kuruluşları olmak üzere, aktörler pozisyon almalıdırlar. Diyalog-Uzlaşı yönünde yapılacak çalışmaların Demokratik Açılım Sürecine de katkı sağlayacağı düşünülmektedir.  

·         Şehirlerde gerçekleşmesi planan yatırımların ve olası Çevresel Politikaların şehir sakinleriyle daha sık bir şekilde fikir-alışverişi içerisinde olunarak hazırlanılması önerilmektedir. Mevcut haliyle Belediye Meclislerinin bu işlevi tam olarak yerine getiremediği, revize ihtiyacı ortadadır. Bu sebeple yeni oluşturulacak Anayasa’da Yerelleşmenin öncelenmesi gerekmektedir.

·         Her türlü Mağduriyetin birbiriyle önem sıralamasına tabi tutulamayacağı ortadadır. Bu bağlamda Otoritenin, Sivil Toplumun ve Bireylerin birbirlerini ötekileştirici, küçümseyici bir dil kullanmalarının önününe geçilmesi gerekmektedir. 


Toplantıyı düzenleyen İnsan Hakları & Demokratikleşme Birimi Başkanı Fırat Güzel ve Başkan Yardımcısı Hakan Özdeniz’e ve Diyalog Birim Başkanı Süleyman Gök ve Başkan Yardımcısı Uğur Gümüş’e katkılarından ötürü teşekkür ederiz.

İzmir Gençlik Diyaloğu Derneği Yönetim Kurulu 


3 Temmuz 2013 Çarşamba

Gezi Parkı Değerlendirme Çalıştayı

İzmir Gençlik Diyaloğu Derneği-Gezi Parkı Olayları Değerlendirme Toplantısı 29 Mayıs 2013 tarihinde İstanbul/Taksim Gezi Parkında başlayan ve kısa sürede yurdun bazı kısımlarına yayılan gösteriler, bugün itibari ile devam etmektedir. Eylemin ilk başlangıç tarihinden,günümüze kadar devam etmesinin çeşitli sosyo-ekonomik toplumsal ve siyasal yansımaları olmuştur.Yaş ortalaması,etnik ve dini kökeni siyasi görüşü farklı kesimler bu olaylarda bulunmuşlardır.Bu kadar büyük bir eylemin mahiyetini anlamak ve sürecin nereye doğru gideceğini tahmin etmek zor olmamakla birlikte,eylemlere katılan kişi ve grupların gözünden değerlendirilmesi ve analiz edilmesi gerekilen bir durumdur.Eylemlerde ‘’meşru’’ taleplerini dile getiren,bunun yanında sivil toplum ruhu ile eylemlere destek veren ve davranışlarını vandalizim’e bulaştırmayan her görüş,düşünce ve topluluk ile görüşülmesi gerekmektedir.

İzmir Gençlik Diyaloğu Derneği olarak; olayları dikkatlice takip ediyor ve ön alıcı pozisyonu ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 4 Mayıs 2013 tarihinde tarihinde Ontur Hotel’de düzenlediğimiz ‘’Akil Gençlik Toplantısı’’ ve akabinde basına servis edilen bildiride, İZGED’in her türlü insan kaynakları ve demokratikleşme sorunlarında ön alıcı ve pozisyon alınacağı vurgulanması ve ‘’diyalog’’ ekseninde farklı kesimleri bir araya getirilmesi sağlanmıştır.

Gezi Olayları ile ilgili olarak; derneğimiz iki sayfalık ‘’sorun ve çözüm’’ metodunu içeren bir metni kamuoyuna deklere etmiştir. Bunun ardından, İzmir özelinde, gezi parkı eylemine katılan kişiler ile görüşülmüş ve Türkiye geneline yönelik-Gezi Parkı Değerlendirme Anketi- gerçekleştirilmiştir. Sonuçlarını ise oransal olarak blog sitemizde paylaşmış bulunmaktayız.

Sonuç olarak; İzmir Gençlik Diyaloğu Derneği olarak 6 Temmuz 2013 cumartesi günü dernek ofisimizde sizlerinde içerisinde yer alacağı bir toplantı gerçekleştirmek istiyoruz. Her türlü farklı görüşün, inancın ve kökenin yer alacağı ve Akil Gençlik Platformunun devamı niteliğinde olacağı toplantımıza sizleri de bekliyoruz. Ülkemizin sorunlarının neler olduğunu ve bundan sonraki sürecin nereye varacağını konuşmak ve akabinden çerçeve metin hazırlanmak amacıyla sivil toplumun değerleri temsilcilerini, siyasi partilerin gençlik kolları yöneticileri ile birlikte bu sürece yön vermek istiyoruz
Şimdiden ilgi ve alakanız için teşekkür ederiz.

İzmir Gençlik Diyaloğu Derneği

Dernek Ofisimiz Çankaya Metrosu karşısında
Bilgisayarcılar Çarşısı İş Hanı- Niyazi Ersoy İş Hanı
6 Kat Daire:612 - İZMİR

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Gezi Parkı Eylemleri İle İlgili Anketimiz Sonuçlandı

Derneğimizin gerçekleştirmiş olduğu Gezi Parkı Eylemleri Değerlendirme anketimizin sonuçları aşağıdaki linkte yer almaktadır. Görüş ve önerilerinizi izmirgenclikdiyalogu@gmail.com adresine veya yorum halinde mesaj-ileti olarak gönderebilirsiniz.

https://docs.google.com/forms/d/1xzMqrlyqZbOCP4V__W5PfavrtQOodEzb12PcMZ4CNE4/viewanalytics#start=publishanalytics

20 Haziran 2013 Perşembe

İZGED Gezi Parkı Eylemleri Değerlendirme Anketi

İZGED, Gezi Parkı Eylemlerinin bir çıktısı olabilmesi, Çatışmayı İç Barışa çevirmek adına, Sivil Toplumun özellikle Gençlerin Diyalog odaklı İnisiyatif alınmasını istiyor. Çünkü İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin yapmış olduğu araştırmaya göreGezi Parkı Eylemlerine katılanların yüzde 65’i 18-30 yaş arası gençlerden oluşuyor. Eylemin omurgasını da 1988-2000 arasında doğanlar olarak adlandırılan Y Kuşağı üstleniyor. Bu kuşağın taleplerini ve düşüncelerini, bu kuşağın kurduğu bir Örgütlenmenin yapmasını daha doğru buluyoruz. Bu sebeple de bu anketi hazırladık. 


9 Haziran 2013 Pazar

İZGED Gezi Parkı Çözüm Önerisi


‘Gezi Parkı’ sonrasında Çözüm nasıl olmalı? #Diyalog
Son 10 gündür Yurt çapında meydana gelen olaylara dair, birçok Akademisyen, Siyasetçi ve Analist, Gazeteci, Medya organlarında durum tespiti yapıyor. Biz, İzmir Gençlik Diyaloğu Derneği-İZGED- olarak durum tespitinden ziyade Çözüm önerileri üzerine açıklama yapmak istedik. Peki, biz kimiz? Biz, 28 Temmuz 2012 tarihinde 42 farklı Sivil Toplum Kuruluşunu Cinsiyet, Etnik, Mezhepsel ve dilsel-dinsel ve Siyasi görüşünü, gözetmeksizin Diyalog-Uzlaşı kültürünü yaymak amacıyla kurulmuş bir Gençlik örgütlenmesiyiz. Örgütlenmemiz henüz sadece İzmir çapında çalışmalarını sürdürüyor. Ve siz Neden böyle girişimin içerisine dâhil olduğumuzu sorabilirsiniz.

Çünkü İZGED, Gezi Parkı Eylemlerinin bir çıktısı olabilmesi, Çatışmayı İç Barışa çevirmek adına, Sivil Toplumun özellikle Gençlerin Diyalog odaklı İnisiyatif alınmasını istiyor. Çünkü İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin yapmış olduğu araştırmaya göre Gezi Parkı Eylemlerine katılanların yüzde 65’i 18-30 yaş arası gençlerden oluşuyor. Eylemin omurgasını da 1988-2000 arasında doğanlar olarak adlandırılan Y Kuşağı üstleniyor. Bu kuşağın taleplerini ve düşüncelerini, bu kuşağın kurduğu bir Örgütlenmenin yapmasını daha doğru buluyoruz.
Gezi Parkı olaylarına katılanlar Y Kuşağı olduğuna göre, öncelikle Y Kuşağını tanımaya ve anlamlandırmaya ihtiyacımız var sanıyorum. Kuşağın temel özellikleri; Yenilikçi, İnternet-Sosyal Ağlara düşkün ve belki de en önemli özellikleri Özgürlükçü olmaları sayılabilir. Bu kuşağın temel taleplerini anlayabilmek için bazı durum tespitleri ve beraberinde çözüm önerilerini saymaya çalışacağız.

İlk olarak ifade edilmesi gerekmektedir ki, Samimi ve Barışçıl Protestolar Demokratik bir ülkenin olmazsa olmaz koşullarından birisidir. Fakat Eylemler sürecinde Kolluk Kuvvetlerinin uygulamış olduğu Orantısız Güç, idari anlamda ivedilikle soruşturulması gereken bir husustur. Aynı zamanda Eylemcilerin içerisinde yer alan bazı Provokatörlerin Kamu mallarına zarar verdiği açıkça gözükmektedir. Unutulmamalıdır ki Eylemciler içerisine karışan, Provokatörlerin, hem Samimi Eylemcilerin hem de tüm Vatandaşların Kamusal ve Bireysel Özgürlükler alanını daralttığını da kabul etmek gerekmektedir.

İkinci olarak 1980 Müdahalesi ile aşamalı olarak son 11 yıldır da, hızla uygulanmaya başlayan Neo-Liberalizm toplumda katkılarıyla beraber bazı mağdurlarını da beraberinde yaratmıştır.  Sosyal alandan hızla çekilmeye başlayan Devlet’in yerini sadece belirli Sermaye gruplarının Sosyal-Kültürel uzantıları doldurmuş, bu durum belirli bir kesimi ötekileştirmiştir. Serbest Piyasa koşullarının uygulanması birçok alanda Ekonomik büyümenin önünü açıp Türkiye’yi ilk 20 Ülkenin (G-20 ) arasına dâhil etmiştir.  Fakat son yıllarda yapılan kapsamlı Reformlar neticesinde dahi, ‘Adil Dağılım’ ,‘Kalkınma’ ve İnsani Gelişmişlik İndeksine dair OECD, UNDP gibi kurumların verileri Türkiye’yi ne yazık ki hala ilk 20 içerisine dâhil edebilmiş değil.

Bu durumdan ne yazık ki, en çok Gençler etkilenmiştir. İş-Kur rakamlarına göre Gençlerin yüzde 20’si İşsiz, yüzde 15’e yakını da Eğitim sebebiyle İş Piyasası içerisinde yer almıyor, yine yüzde 10’luk bir kesimde belirli sebeplerden ötürü İş aramaktan vazgeçmiş durumdadır.  Bu sorun tespitine yönelik çözüm önerimiz, İthalat-İhracat Dengesini normal bir seviyeye oturtabilecek, Üretim odaklı Kalkınma Modeli benimseyecek bir Politika üretilmesi gerektiğidir. Bu politikanın taşıyıcı unsurları da 21.Yüzyıl gerçeklerine uygun bir şekilde İnovatif, Girişimci, Proje üreten Y Kuşağı olacaktır. Bu açıdan Girişimciliğe yönelik ayni/nakdi desteklerin daha da artarak tabana yayılması gerektiği kanaatindeyiz.

Üçüncü olarak Türkiye Demokrasi tarihi neredeyse 10 yılda bir  askeri müdahaleyle kesintiye uğramıştır. Bu kesinti sebebiyle birçok dezavantajlı durum bugün Gezi Eyleminde yine karşımıza çıkmıştır. Yine İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin yapmış olduğu araştırmaya göre, Eylemcilerin yüzde 70’i hiçbir Siyasal hareket içerisinde yer almıyor ve kendisini yakın hissetmiyormuş. Bu bağlamda görüyoruz ki Karar Alıcı Mekanizmalara Vatandaş katılımı yetersizdir. Türkiye’de ki GSMH(Gayri Safi Mili Hâsıla) karşılığında yüzde 26 olması gereken Örgütlülük seviyesi, maalesef yüzde 4 seviyesindedir. Aynı zamanda son 10 yıl içerisinde Üniversite sayısı 2 kat artmasına rağmen, Üniversiteler de ki aktiflik, Kültürel-Sosyal Etkinlikler, Öğrenci Topluluk-Kulüpleri aynı oranda artış göstermemiştir.

Gelişmiş Ülkelerde Örgütlülük, Katılımcı Demokrasinin temel şartı sayılmaktadır. Örneğin Almanya’da her 6 kişiye 1 Sivil Toplum Kuruluşu düşmektedir Bu sebeple çözüm önerisi olarak Devlet, Sivil Toplum Kuruluşlarına ayni/nakdi desteğin yanı sıra Yerel-Ulusal Otoriteleri aracılığı ile Karar Alıcı Mekanizmalarına aktif katılımların artırılması sağlamalıdır. Bunun için Gönüllülük Programlarının tabana yayılması, Yöneten-Yönetilen ilişkisinin karşılıklı olarak artırılması için Yönetişim Programlarına destek verilmesi önem taşımaktadır.

Dördüncü olarak, Eylemlerden çıkartılabilecek en önemli gözlemlerden birisi de; Ülkemizin birçok kesimi içerisinde barındırmasına rağmen ne yazık ki, bazı uç kesimlerde karşılıklı olarak Ötekileştirme ve birbirlerini benzeştirme gayreti içerisine olmalıdır. Geçtiğimiz yıllar içerisinde ne yazık ki  dışlanan gruplara yönelik Kimliksizleştirme gayreti içerisindedir.  Son yıllarda yapılan Demokratikleşme Projesiyle her ne kadar kayda değer ilerlemeler olduysa da bunun daha geniş tabanlara inmesi gerekmektedir. Bu açıdan Çözüm önerimiz farklı kesimlerin birbirleriyle etkileşimlerinin daha da artması hayati önem taşımaktadır. Aynı zamanda farklı kesimlerin kendi kimliklerini tanımlarken kullandıkları üst kimliklerin ve Değerlerin gündelik Siyasi tartışmalarda yer almaması önümüzdeki dönem Siyasetçileri için bir ders niteliğindedir. Burada temel kriter, herkesin Kutsalına saygı duyulması prensibidir.  Bunun içinde temel hedef olarak birlikte yaşama, Hoşgörü ve Uzlaşı yönünde geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Beşinci olarak, Eylemlere katılan farklı kesimlerin temel taleplerinden birisi de Bireysel Özgürlük, Özel Alana yönelik Müdahale olmayacağının garantisinin istenmesiydi. Her ne kadar Türkiye son yıllarda yapılan Avrupa Birliği Uyum yasalarıyla beraber bu hususta da adımlar attıysa da yeterli olmadığı gözükmektedir. Bu sebeple, Türkiye’nin yeniden Avrupa Birliği Kriterlerini iç düzenlemeyle beraber bir Demokrasi Çıpası olarak görmesi, Hukukun Üstünlüğü, Bireysel Hak ve Özgürlüklerin korunması, İnsan Haklarının, geniş bir konsensüs ile yapılmış bir Anayasa ile güvence altına alınması gibi hususlarda kapsamlı Reformlara ihtiyaç duymaktadır.  Burada Dernek olarak her zaman kullandığımız bir ifadeyi aktartmak istiyoruz. Bizim için Başörtülü bir Vatandaşın uğradığı mağduriyet ile LGBT olan Bireyin uğradığı mağduriyet arasında herhangi bir fark yoktur. Bu bağlamda Mağduriyetler arasında Hiyerarşi kurulamaz.

Derneğimiz İzmir başta olmak üzere Ulusal çapta #Diyalog etiketiyle bir Sosyal Medya çalışması yapmayı planlamaktadır. Bu etiket üzerinden sizin de görüş ve önerilerinizi almak, hatta bir Bildiriye dönüşen bu metni zenginleştirerek İmza Kampanyası haline getirmek istemekteyiz. İlgi ve alakanız için teşekkür ederiz Diyalogla Kalın!


İzmir Gençlik Diyaloğu Derneği Yönetim Kurulu 

16 Aralık 2012 Pazar

İZGED International Youth Diplomacy Leauge 'e Davet Edildi

İZGED, 2013 yılında Rusya'da gerçekleştirilecek olan G-20 Zirvesi'nin Gençlik Simulasyonu olan "International Youth Diplomacy Leauge - Uluslararası Gençlik Diplomasi Ligi" ne resmi davet almıştır. Gerçekleştirilecek olan organizasyon hakkında ayrıntılı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

http://www.g20youthforum.org/events/summit/