Gezi Parkı Çalıştayı
Sonucu Hazırlanacak Bildirinin Başlıkları
6 Temmuz 2013
Cumartesi günü İzmir Gençlik Diyaloğu Derneği kolaylaştırıcılığında düzenlenen
ve 42 kişi,14 farklı Kurum Temsiliyeti ( Saadet
Partisi, Barış ve Demokrasi Partisi, Küresel İklim Eylem Grubu,
Karabağlar Gençlik Meclisi, Adalet ve Kalkınma Partisi, Afro-Avrasya Stratejik
Araştırma Merkezi, IZSEM-İzmir Stratejik Sosyal Ekonomik Araştırma Merkezi,
Genç Balkanlılar Derneği vb gibi) Meclisi, Adalet ve Kalkınma Partisi, ISESAM
gibi bir çok farklı grup katılım sağladı ile gerçekleşen Gezi Parkı Çalıştayı
sonucunda bir bildiriden öte, Eğilim noktaları oluşmuştur. Bunları sizlerle de
paylaşmak istiyoruz. Öncelikle,
· Her türlü şiddet pratiği, kaynağı biçemi ne
olursa olsun hem Otorite hem Sivil Toplum hem de Bireyler tarafından kınanmalıdır.
Hem Kolluk Kuvvetlerinin uyguladığı Orantısız Güç, hem de Eylemciler içerisine
karışmış Provokatörlerin Şiddeti kabul edilemez.
· Anayasa’nın 34.Maddesiyle düzenlenen ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde yerini bulan Toplantı, Yürüyüş, Gösteri düzenleme hakkının garanti altına alınması, bununla beraber İfade Özgürlüğü kapsamında Demokratikleşme Paketleri Meclis Gündemine getirilmelidir.
· Kolluk Kuvvetlerinin Müfredatı 21.yüzyıl Şartlarına göre yenilenmelidir. Toplumsal olaylara dair Barışçıl çözümlerle, Kamu Güvenliğini sağlayabilecek tecrübeli kişiler sahada olmalı, Orantılı Güç Kullanımı yönünde Eğitimler sıklaştırılmalıdır. Aynı zamanda Kolluk Kuvvetlerine Psikolojik Destek verilmeli,
· Demokratik hakların kullanılmasında Sandık Sistemi, yegâne Çözümdür. Sandık sonuçlarına her aktörün saygı duyması gerekmektedir. Aynı zamanda İktidarlar Çoğunlukçu değil Çoğulcu yaklaşım içerisinde bir tutum geliştirmelidir. Bu bağlamda Siyasi Partiler Kanunu gözden geçirilmeli, Temsiliyet oranlarını artması için ‘Seçim Barajı’ hususu kamuoyunca tartışılmaya açılmalıdır.
· Demokratik Sistemin olmazsa olması Siyasi Partilerin, ülkenin manevi değerleri; Atatürk/Türkçülük/İslam veyahut tarihsel korkular-Darbe/Şeriat ikilemi üzerinden Politika geliştirip Toplumu kutuplaştırmak yerine, İhtiyaç temelli, sonuç odaklı Çözüm Pratiklerini gündeme taşıması gerekmektedir. Siyasi Partiler Ekolojik Gündem, Cinsiyet Eşitsizliği gibi güncel sorunları da ajandalarına eklemelidirler. Bunun yanısıra, Sivil Toplum Kuruluşlarının da Karar Alma Mekanizmalarına katılımı sağlanmalıdır.
· Toplumun farklı kesimleri arasındaki statik ve negatif ilişkiselliğin, aktif ve pozitif bir ilişkiye dönmesi için başta Sivil Toplum Kuruluşları olmak üzere, aktörler pozisyon almalıdırlar. Diyalog-Uzlaşı yönünde yapılacak çalışmaların Demokratik Açılım Sürecine de katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
· Şehirlerde gerçekleşmesi planan yatırımların ve olası Çevresel Politikaların şehir sakinleriyle daha sık bir şekilde fikir-alışverişi içerisinde olunarak hazırlanılması önerilmektedir. Mevcut haliyle Belediye Meclislerinin bu işlevi tam olarak yerine getiremediği, revize ihtiyacı ortadadır. Bu sebeple yeni oluşturulacak Anayasa’da Yerelleşmenin öncelenmesi gerekmektedir.
· Her türlü Mağduriyetin birbiriyle önem sıralamasına tabi tutulamayacağı ortadadır. Bu bağlamda Otoritenin, Sivil Toplumun ve Bireylerin birbirlerini ötekileştirici, küçümseyici bir dil kullanmalarının önününe geçilmesi gerekmektedir.
· Anayasa’nın 34.Maddesiyle düzenlenen ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde yerini bulan Toplantı, Yürüyüş, Gösteri düzenleme hakkının garanti altına alınması, bununla beraber İfade Özgürlüğü kapsamında Demokratikleşme Paketleri Meclis Gündemine getirilmelidir.
· Kolluk Kuvvetlerinin Müfredatı 21.yüzyıl Şartlarına göre yenilenmelidir. Toplumsal olaylara dair Barışçıl çözümlerle, Kamu Güvenliğini sağlayabilecek tecrübeli kişiler sahada olmalı, Orantılı Güç Kullanımı yönünde Eğitimler sıklaştırılmalıdır. Aynı zamanda Kolluk Kuvvetlerine Psikolojik Destek verilmeli,
· Demokratik hakların kullanılmasında Sandık Sistemi, yegâne Çözümdür. Sandık sonuçlarına her aktörün saygı duyması gerekmektedir. Aynı zamanda İktidarlar Çoğunlukçu değil Çoğulcu yaklaşım içerisinde bir tutum geliştirmelidir. Bu bağlamda Siyasi Partiler Kanunu gözden geçirilmeli, Temsiliyet oranlarını artması için ‘Seçim Barajı’ hususu kamuoyunca tartışılmaya açılmalıdır.
· Demokratik Sistemin olmazsa olması Siyasi Partilerin, ülkenin manevi değerleri; Atatürk/Türkçülük/İslam veyahut tarihsel korkular-Darbe/Şeriat ikilemi üzerinden Politika geliştirip Toplumu kutuplaştırmak yerine, İhtiyaç temelli, sonuç odaklı Çözüm Pratiklerini gündeme taşıması gerekmektedir. Siyasi Partiler Ekolojik Gündem, Cinsiyet Eşitsizliği gibi güncel sorunları da ajandalarına eklemelidirler. Bunun yanısıra, Sivil Toplum Kuruluşlarının da Karar Alma Mekanizmalarına katılımı sağlanmalıdır.
· Toplumun farklı kesimleri arasındaki statik ve negatif ilişkiselliğin, aktif ve pozitif bir ilişkiye dönmesi için başta Sivil Toplum Kuruluşları olmak üzere, aktörler pozisyon almalıdırlar. Diyalog-Uzlaşı yönünde yapılacak çalışmaların Demokratik Açılım Sürecine de katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
· Şehirlerde gerçekleşmesi planan yatırımların ve olası Çevresel Politikaların şehir sakinleriyle daha sık bir şekilde fikir-alışverişi içerisinde olunarak hazırlanılması önerilmektedir. Mevcut haliyle Belediye Meclislerinin bu işlevi tam olarak yerine getiremediği, revize ihtiyacı ortadadır. Bu sebeple yeni oluşturulacak Anayasa’da Yerelleşmenin öncelenmesi gerekmektedir.
· Her türlü Mağduriyetin birbiriyle önem sıralamasına tabi tutulamayacağı ortadadır. Bu bağlamda Otoritenin, Sivil Toplumun ve Bireylerin birbirlerini ötekileştirici, küçümseyici bir dil kullanmalarının önününe geçilmesi gerekmektedir.
Toplantıyı düzenleyen İnsan Hakları & Demokratikleşme
Birimi Başkanı Fırat Güzel ve Başkan Yardımcısı Hakan Özdeniz’e ve Diyalog
Birim Başkanı Süleyman Gök ve Başkan Yardımcısı Uğur Gümüş’e katkılarından
ötürü teşekkür ederiz.
İzmir Gençlik
Diyaloğu Derneği Yönetim Kurulu
